sosyete etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyete etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2012 Pazartesi

Sosyete kasapta et derdinde!


Sosyete kasabı, özel kesim yaptı! Ünlülerin beğendiği etler, vitrine sıralandı. Her birinin adı üzerine yazıldı. Kişiye özel etin kilosu ise en az 70 TL'den satıldı!

Taş Devri'nden beri, hep insanlığın menüsündeydi! Yeme teknikleri farklı olsa da etin yeri hiçbir şeyle değişmedi. Etçil tüketim, mağaradan çıkıp kıymete bindi. İşte altınla yarışan et, artık vitrinde de kendine yer edindi! Mahalle kasapları, vatandaş halinden çıkıp sosyetik mağazalara benzedi! İstanbul Etiler'de bulunan Günaydın Steak House ise ilginç bir hizmetle gündeme geldi! Zira et yemek için mekana girenlerin gözü, önce vitrini seçti! Çünkü vitrinde sergilenen etlerin üstünde ünlülerin isimleri yazıyordu.

SARAN, KARATAŞ...
İşadamlarından sanatçılara kadar çok sayıda medyatik isim, gözüne kestirdiği eti kasaba ayırtmıştı! Murat Boz'dan Hande Yener'e, işadamı Saadettin Saran'dan jokey Halis Karataş'a kadar çok sayıda şöhretin adı, vitrindeki etin üzerinde yer almıştı! Peki, kişiye özel etin sırrı neydi? Bunu da mekanın sosyetik kasabı Cüneyt Asan anlattı.

HİMALAYA TUZU!
Asan, şunları söyledi: "Kişiye özel etin sırrı, 25-30 gün dinlendirilmesidir. Günaydın Et ve Restoranlar grubu olarak etlerimizi kendimiz üretiyoruz. Kişiye özel etler, duvarı Himalaya tuzuyla yapılan özel dolapta saklanıyor. Etler, sıcaklık ve nemim kontrol altında tutulduğu bu dolaplarda 25-30 gün bekletiliyor. Bu sürecin sonunda kaslar kaliteli ete dönüşüyor. Müşterilerimizin seçtikleri etleri rezerve ederek, belirttikleri tarihe kadar dinlendiriyoruz. Yakında internet üzerinden da satış yapacağız."

TAMAMEN YERLİ ÜRETİM!
Sosyetiklere et satan mekanda, tamamen Türkiye'de yetişen hayvanların etleri servis ediliyor. Asan, "Balıkesir ve Tekirdağ'da kendi çiftliklerimiz var" diye konuşuyor.

10 KİLOSU 700TL!
Ünlü vitrin", Etiler Nispetiye Caddesi'ndeki Günaydın Steak House'un girişinde yer alıyor. Vitrindeki her et, 10 kilo çekiyor. Yani kilosu 70 TL olan 10 kiloluk et, 700 TL'ye satılıyor.

Sosyete düğününde çıplak ayakla dans etti.


Koyda yapılan düğünde sosyete yalın ayak dans etti. İşte muhteşem düğünden kareler...

Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner’in Bilgün Sazak’la evliliğinden olan küçük kızı Emine’nin Ali Kürşat’la düğünü Ayvalık’ta sosyeteyi ‘yalınayak’ buluşturdu.

KÜÇÜKKÖY Belediye Başkanı Mesut Ergin’in kıydığı nikâhtan bir hafta önce koyda hazırlıklar başladı. Badavut Yarımadası’nda bulunan, tarihten izler taşıyan sütunların olduğu, Kürşat Ailesi’nin sahibi olduğu koya iş, sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerin çoğu özel yatlarıyla geldi. Çiftin nikâhının kıyılmasının ardından Koç ve Boyner Aileleri’nin teknesinin yanı sıra koyda bulunan tün misafirlere ait olan tekneler bir dakika süreyle siren çalarak yeni evli çifti selamladı. Cem Boyner, eski eşi Bilgün Sazak ve eşi Ümit Boyner’le birlikte tüm misafirlerini iskelede karşıladı.

Tekneyle sahile geldi

EMİNE Boyner ve Ali Kürşat çifti Cem Boyner’in özel yatından bir tekneye binerek, nikâhın yapılacağı koya geldi. Teknede sürekli birbirlerine sarılan Boyner ve Kürşat, iskelede çiftin aileleri ve yakın dostları karşıladı. İskeleden koya adım atan çift alkış yağmuruna tutuldu.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Sosyetik güzel Süreyya Yalçın, kendine müteahhit sevgili buldu!


Süreyya Yalçın yazı aşksız geçiremiyor. Önder Bekensir ile olan evliliğini noktaladıktan sonra Burak Hatipoğlu'yla birlikte olan Yalçın'ın bu ilişkisinin de evlilikle sonuçlanacağı bekleniyordu.

Sosyete'de Arkadaş tesellisi


Özlem Önal, önceki gece dostu Derin Mermerci'nin eski sevgilisi Mehmet Germiyanlıgil ile samimi bir şekilde eğlendi Herkes bunu konuşuyor!
Sosyete bu aşkı konuşuyor! Cemiyet hayatının önde gelen isimlerinden Özlem Önal ile ünlü işadamı Mehmet Germiyanlıgil, önceki gece Boğaz'ın gözde mekanlarından Angelique'teydi. Önal ile Germiyanlıgil, arkadaş gruplarıyla gittiği mekanda gecenin ilerleyen saatlerinde samimiyeti ilerletti. Gazetecilerin görüntü almaması için mekandan tekneyle ayrılan Mehmet Germiyanlıgil ile Özlem Önal'ın sosyetik mekandaki samimi tavırları herkeste büyük şaşkınlık yarattı.

Her defasında yalanladılar
Daha önce de birçok defa adları aşk haberlerine karışan sosyetik ikili, bu dedikoduları yine o bilindik cümleyle yani "Sadece arkadaşız" diyerek yalanlamıştı. Mehmet Germiyanlıgil ile Özlem Önal'ın aylardır devam eden beraberliklerini inkar etme nedeninin ise Derin Mermerci olduğu konuşuluyor. Çünkü Özlem Önal ile Derin Mermerci, çok uzun yıllardan beri oldukça yakın dostlar. Bu arada Özlem Önal'ın eski sevgilisi Kaan Boyner de Mehmet Germiyanlıgil ile arkadaş...

Etimesgut'ta soyete pazarı kapatıldı


Etimesgut Belediyesi, bölge halkının sağlık ve güvenliğini tehlikeye atan Okyanus Plaza’nın alt katındaki sosyete pazarını kapattı.

Etimesgut Belediyesi yetkilileri, kapatılan sosyete pazarının Okyanus Plaza'nın alt katında yer alan otoparkta bulunduğunu, havalandırmasının yetersiz olması nedeniyle halk sağlığını tehdit ettiğini ifade ettiler.

Yetkililer, sosyete pazarının yangın tertibatının bulunmadığını, herhangi bir yangın anında itfaiye müdahalesinin mümkün olmadığını kaydederek, olası bir yangında daha büyük tehlikelere yol açabileceğini söylediler. Sosyete pazarının otopark alanında hizmet verdiği için iş yeri vasfı taşımadığını vurgulayan yetkililer, bu nedenle de imar iskân belgesinin de bulunmadığını ve çalışmasının da hukuken mümkün olmadığının altını çizdiler.

Sosyetik davette köpek dehşeti


Türkan Uzel konuklarını yalının rıhtımında ağırlıyordu. Bu sırada Türkan Uzel'in kurt köpeği Cana Sialom'un üzerine atladı. Köpek yere devirdiği Sialom'un başını ve kolunu defalarca ısırdı.

Cana Sialom hastaneye kaldırıldı
Hepsi hanım olan davetliler köpeği etkisiz hale getiremedi. Arka bahçede bulunan şoförü Cana Sialom'un çığlıklarını duyunca koşarak rıhtıma geldi.
Şoför Sialom'u kurt köpeğinin elinden aldı. Kanlar içinde kalan ve bayılan Cana Sialom hastaneye kaldırıldı. Narkoz altında 1,5 saat süren ameliyat sırasında Sialom'un koluna ve başına 45 dikiş atıldı. Kurt köpeği kuduz tehlikesine karşı gözetim altında tutuluyor.
Posta

Sosyetenin çılgın düğünü


Four Seasons Bosphorus'ta yapılan İzzet-Didem Antebi çiftinin görkemli düğününü ALEM görüntüledi.
Nükhet-Moris Antebi'nin oğulları İzzet Antebi ile Filiz Erentok-Mehmet İhsan Sarı'nın kızları Didem Sarı, Four Seasons Bosphorus'da evlendi. 550 davetlinin katıldığı düğü töreninde içkiler su gibi aktı. İzzet Antebi'nin şahitliğini Aylin Erkohen, Sandra Kohen, Engin Koyuncu, Cem Bensason, gelin Sarı'nın şahitliğini ise Atakan Erentok yaptı.

Sabaha kadar
Vera Wang imzalı gelinliğiyle dikkat çeken gelin Didem Sarı güzelliği ve sempatiklği ile beğeni kazandı. İş ve sosyete dünyasından ünlü isimlerin katıldığı düğünde tam bir şıklık yarışı yaşandı. Davetliler Serdar Ortaç konseriyle sabahın ilk ışıklarına kadar çılğınca eğlendiler.

Sosyete kapıya çıkamıyor lüks restoranı yasak vurdu

Geçen pazar günü yürürlüğe giren sigara yasağının tüm kapalı mekanları kapsayacak şekilde genişletilmesinin yarattığı tartışma sürüyor. Yaz dönemi yaşandığı için bahçesi veya terası olan restoranlar henüz sigara yasağının etkilerini pek hissetmedi. Fiziksel olarak aynı özellikleri taşıyan cafe’lerde de aynı durumun yaşandığı ifade ediliyor. Buna karşılık asıl olumsuz etkiyi alışveriş merkezleri bünyesinde yer alan kapalı restoranlar gördü. Bu mekanlarda ‘kapının önüne çıkıp sigara içme’ imkanı da olmadığı için son 3 gündür adeta sinek avlanıyor. Mekan sahipleri, şık bir restranda yemek için yüzlerce lira ödeyen müşterinin sigara içmek istediğinde yüzlerce adım atıp AVM dışına çıkmak istemediğini belirtiyor. Üç günlük cirolarının da büyük ölçüde düştüğü kaydediliyor.

ASIL ETKİ KIŞIN HİSSEDİLECEK

İstanbul’un ünlü mekanları Reina ve Suada’nın patronu Mehmet Koçarslan “Şu anda açık mekanlardayız. O yüzden bir etkisini henüz hissetmedik” dedi. Koçarslan, şunları söyledi: “Yaz aylarını yaşadığımız için şu anda sigara yasağının etkilerini anlayabilmek pek mümkün değil. Zaten şu aşamada pek etkisini hissetmiyoruz. Ancak asıl kış döneminde yasağın etkisini hissedeceğiz. Kış belirleyici olacak.”

TİRYAKİ KAPI ÖNÜNE ÇIKTI

Taksim’de faaliyet gösteren Nature&Peace Restaurant’ın sahibi Erhan Çakay da ‘sigara içenlerin şimdilik kapı önüne çıkarak durumu idare ettiğini’ belirtti. Çakay “Şimdilik sorun yok ama sonbaharda etkisi hissedilecek. Mekan sahipleriyle müşterileri karşı karşıya geliyor. Kış gelince büyük gece kulüplerinden çıkan 400-500 kişi kapı önlerinde mi sigara içecek. Düşünsenize görüntüyü” diye konuştu.

Sokaklar kahvehaneye döndü

Sigara yasağının ilk günü boşalan kahvehaneler, artık sokaklara taştı. İlk gün sinek avlayan işletmeciler, çareyi masa ve sandalyeleri dışarı çıkarmakta buldu. Bursa’nın Orhaneli ilçesinde sigara yasağıyla işleri bıçak gibi kesilen kahvehane işletmecileri farklı çarelere başvurdu. Birden bire tenhalaşan kahvehanelere kimse gelmeyince işletmeciler masa ve sandalyeleri sokağa çıkarmaya başladı. Vatandaşlar açık havada çay ve sigaralarını içerken, bir yandan da yasağa tepki gösterdi. Sigara içmeyenlerin zaten kahveye gitmediğine dikkat çeken vatandaşlar, tiryakilere resmen çile çektirildiğini ileri sürdü. Kış gelince ne yapacaklarını kara kara düşünen kahvehane sahipleri ise yasağın kendilerini mahvettiğini savundu. • AA

'Sosyete olunmaz sosyete doğulur'

Salla şarkısı ve pembe takıntısıyla müzik sektörüne yeni bir ikoncan geldi.


Giyimi, ilginç söylemleri ve seksiliğiyle dikkat çeken Kendi’nin şarkıları tam eğlencelik.

HT Magazin - Zeynep Bakır Umarca

Takma adı Kendi. Evet şu bildiğimiz Şeker Kız Candy’den esinlenme. Gerçek adını söyleyip Barbie imajını bozmak istemiyorum. Leydi Kendi her zaman rastlayamayacağımız bir tip. Bir hafta önce ‘Aksi Single’ adında bir single
çıkardı. 87 doğumlu Kendi’nin en büyük özelliği hayata pembe
bir çerçeveden bakıyor olması. Hayatına dahil ettiği her şey ama her şey pembe. Çantası, çakmağı, bilgisayarı, koltuğu aklınıza ne gelirse. Gelmeyeni de ben söyleyeyim. Bindiği devasa cipini bile pembeye boyatmış. Single’ında üç şarkı bulunuyor. ‘Salla’, ‘Kanki’ ve ‘Kork Benden’. Şarkılarında
80’lerin ruhsal durumunu görmek mümkün. Hayatındaki başka detayları görmek içinse kapılarını ilk defa objektiflere açan It’s a Joke’da buluştuk.

- Albümünden önce şu pembe konusuna değinmek istiyorum, neden her şeyin pembe?
Pembeyi seviyorum. Pembe bir şey gördüğümde ona sahip olmak istiyorum. 300 tane ayakkabım varsa bunların yarısı pembedir. Evimde her yer, her şey pesbembe.

- Çocukluğundan kalma bir şey olsa gerek?
Aslında çocukken hiç bebeklerle oynamadım. Pembe giymedim,
sokakta erkeklerle oynamayı tercih ederdim. Hayatım boyunca
da arkadaşlarım hep erkek olmuştur.

- Tuhaf gelmiyor mu bu durum sana? Çok değişik bir kadınsın.
Renklerden asla sıkılmam. Hele pembeden asla. Değişik bir
kadın olduğum doğru. İnsanlardan soyut yaşamayı
severim. Farklı ve ayrıcalıklı olmak hoşuma gider. Popüler yerlerin kadınıyımdır ama gittiğim yerlerin popüler saatlerini ben yaratırım. Herkesin gittiği saatlerde asla oralarda olmam.

- Çekim yaptığımız bu kıyafetle rahatlıkla dışarı çıkar mısın mesela?
Evet çıkarım. Altımda arabam var. Üstelik ben her
yerde dolaşmam.

- Salla şarkısındaki gibi mi yaşıyorsun hayatını?
Cebimde Visa’m, altımda arabam var. Topuklarımı çıtlatarak bu geceki rengimi arıyorum kıvırtarak. Evet aslına
bakarsanız öyle : )

- Atiye’nin de salla şarkısı var, üstelik kliplerinizde aynı otobüsü kullanmışsınız.
Bizim şarkılarımız onun albümünden çok önce bitmiş ve klibimiz çekilmişti. Aynı dansçılar, aynı otobüs ve aynı şarkı ismi, biraz garip olmuş. Ama bunun Atiye’yle değil ekibiyle ilgili olduğunu düşünüyorum.

- Kanki şarkısında arkadaşlarından çok çektiğini anlatıyorsun?
Evet, çünkü bizim dünyamızın arkadaşlıkları çok sahtedir.
Tam anlamıyla iyi gün dostlarıdır. Kızlardan korkarım, sanırım güzel ve yetenekli olduğum için etafımdaki kızlardan hep kötülük gördüm.

- Sizin dünyanız nasıl bir dünya?
İşte buraların çocukları... (Nişantaşı’nı kastederek.)

- Şarkı söylemek bir anda mı aklına geldi?
Hayır hep aklımda müzik vardı. Şarkı söylemek istiyordum. Lisedeyken bir müzik grubumuz vardı ve ben davul çalıyordum. Sonra annemin ısrarıyla bir yıl piyano eğitimi aldım. Ama piyano çalmak bana göre bir şey değil, sıkılıyorum. Hilmi Özer’le tanıştığımda böyle bir projeyi başlattık. Çünkü ben eteğimi giyip çıkıp lay lay şarkı söyleyemem. Her şeyim konsept olmalı.

- Geçmişinde işe dair neler yaptın?
Neşe Erberk Ajans’taydım. 15 yaşındayken Number One TV’de VJ’lik yapmaya başladım. Reklam filmlerinde ve birkaç dizide de rol almışlığım vardır.

Erkekler güzel kızlara sinir oluyor

Seksi olmayı seven kadınlardansın galiba...
Seksi olmayı kim istemez? Ama çok da kadınsı bir imajım olsun
istemiyorum. İçinde hep renkli tarafları olmasını tercih ederim.

- Seni görenlerden ya da dinleyenlerden nasıl tepkiler
alıyorsun?
Erkekler güzel kızlara artık sinir oluyorlar. Sahip olamadıkları için kızıyorlar ya da saldırıyorlar. Hayret ki bu sefer kızlar daha çok sevdi beni. En çok da bacaklarımı beğendiklerini söylüyorlar.

- Alışverişle aran da bir hayli iyi herhalde?
Her yıl ABD’ye gider ve renkli bulduğumher şeyi alırım.
Sonra burada onları çeşitli şekillerde kullanırım.

- Kendini sosyetik sınıfa dahil ediyor musun?
Sosyetiklik insanın içinde olur. Şarabın en iyisini içme, kitabın en güzelini okuma, kaliteli yaşam isteği insanın
içinden gelir. Sonradan sosyete olunmaz.

Opera veya moda eğitimi alabilirim

- Peki ne tür müzikler dinliyorsun?
Elektronik müziği gerçek enstrümanlarla birlikte dinlemeyi seviyorum. Ruh halime göre caz ya da funk dinlerim.

- Konser ve festival zamanındayız. Rock’n Coke’a gidecek misin mesela?
Orada çadırda kalıyorlar. Bir ara düşündüm fakat Rock’n Coke bana göre değil.

- Bundan sonraki planın nedir?
Liseden sonra çok düşündüm ve konservatuvar okumamaya karar verdim. Çünkü notalar aklımı karıştırıyor. Yurtdışında yabancı dil öğrenmeye gidebilirim. Opera ya da moda eğitimi alabilirim.
Şimdilik gelecek planım bu.